Survivor Fatma Gül Sunucu Oldu

Bu sene ki survivor 2013 yarışmacıları gerek ünlüler gerekse gönüllüler sezon başını beklemeden şöhreti yakaladı ve ekranlarda boy göstermeye başladı..Survivor yarışmasında Adriana Lima’yla olan benzerliğiyle dikkat çeken Fatmagül Faki, şöhret basamaklarını hızla tırmanıyor. Dizi ve sinema sektöründen ardı ardına teklifler alan Faki, her zaman gönlünde yatan sunuculukta karar kıldı. Star TV’de hafta içi hergün 17.30’da ekrana gelecek olan Star Life magazin programının sunuculuğunu üstlenen Faki, yaz boyuncu Bodrum’dan izleyenlere seslenecek. LIFE’a konuşan Fatmagül’le zorlu ada koşullarında yaşananları ve yeni başlayacağı kariyer yolculuğunu konuştuk.

Röportaj: ERÇİN DAĞ EYSEN

- Survivor yarışmasına katılmaya nasıl karar verdiniz?
Yarışmanın sıkı takipçisiydim. Katılmayı istiyordum. Görüşmeler yapıp, kabul edildiğimde ise çok sevindim. Sınırlarımı denemek istedim. Survivor, aslında hayat mücadelesi... Dünyanın en zor yarışmasıydı. Kendimi orada görmeyi çok istedim. Bir daha olsa yine giderim.

- Aynı zamanda güç gerektiren bir yarışma...
Sporcu kimliğim yok ama küçükken yüzme, kick- boks yaptım. Fakat aktif olarak devam etmedim. Kendi çapımda sporumu yapıyordum. Onun için güç oyunlarında zorlanmadım.

- Orada bizim bilmediğimiz, görmediğimiz neler yaşadınız?
Psikolojik olarak zaten diptesiniz. Yalnızsın ve inanılmaz zorluluklarla tek başına göğüs germeye çalışıyorsunuz. Gerçi arkamızda müthiş bir ekip vardı ama karşınıza bir anda hayatınızda hiç görmediğiniz bir böcek ya da yılan çıkabiliyor. Korkusuz olmayı öğrendim. Mesela adada tek başıma yatmaya korkardım. Zamanla o korkuyu üzerimden attım.

- Sakatlanmalarınız oldu mu?
Bir oyunda trambolin vardı. Üzerine çıkmamız gerekiyordu. O dönem dokunulmazlık oyunlarını kaybediyorduk. Takım olarak herkes elinden geleni yapsın demiştik. O hırsla trambolin üzerinde ayağım takılıp düşünce sağ kolumu incittim. Hastaneye kaldırıldım. 10 gün boyunca kolluk takmam gerekiyordu. Tabii ki ne mümkün? Çünkü o kollukla yarışmam zor olacaktı. Sadece üç gün takabildim. Sonrasında yarışlara katıldım. İnanılmaz acılar çektim ama takımımı yalnız bırakmadım.

- Yarışmadan başarılı bir şekilde ayrıldığınızı düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. İnsanlar eleştiriyor, istedikleri yorumu yapabiliyorlar ama ben her seferinde ‘Siz gidin bakalım. Ne kadarını yapacaksınız?’ diyorum. Sporculuğa dayalı bir yarışma olsaydı olimpiyatlardan insanları getirirlerdi. Herkes farklı bir kimlikle oraya renk katıyor. Ben de Gül olarak bir renk kattım. Yaşam mücadelesinde elimden geleni yaptım. Çok da iyi oldu.

- Sizce takım arkadaşınız Duygu rol yapıyor muydu?
İnsanlar onu dışarıdan gördüğü kadarıyla agresif buluyorlar. Öyle bir kız değil. Onu son zamanlarda tanıma fırsatı buldum. Kesinlikle gerçek. Belli stratejileri tabi ki vardı ama oyun oynuyor anlamında değil. Oyun stratejileri vardı. Yoksa dur şurada bir ağlayayım da ünlü olayım tarzında bir insan değildi.

BOZOK İNTİHAR ETMEDİ

- Duygu, Bozok’un intihar ettiğini iddia etti...
Yok hayır. Bozok abi öyle bir şey yapabilecek bir insan mı? Asla değil. Duygu’nun böyle bir şey söylediğine inanmıyorum.

- Adada tuvalet ihtiyacınızı nasıl karşılıyordunuz?
Ormanda yapıyorduk. Peçete yerine yaprak kullanıyorduk. Arkadaşlara ormana gidiyorum diye söylemeye utanıyordum. Tuvalete gidiyorum diyordum. Herkesin ormanda bir yeri vardı.

- Kadınsal durumlara gelince, gerçekten hiç regl olmadınız mı?
Stresten hiç olmadık. Doktor da bunun açıklamasını yaptı. Erkek hormonumuz daha çok salgılandığı için stres ve şiddetli açlık bunu tetikliyormuş. Hiçbirimiz olmadık.

- Adada hiç yakınlaşmalar oldu mu?
Hiç olmadı. Herkes birbirine kardeş gözüyle baktı. Birbirimizi o şekilde kolladığımız için bahsettiğiniz bir yakınlaşma olmadı. Hepimiz birbirimizin kardeşiydik.

- Adadan döner dönmez, buraya adapte olmakta zorluk çektiniz mi?
İlk hafta biraz bocaladım. Her şeye o kadar çok özlemim vardı ki büyük bir enerjiyle geldim. Hayatı o kadar çok seviyorum ki, dolu dolu yaşamak için hiçbir şeyi kaçırmak istemiyordum. Siz kolayı içerken normal içiyorsunuz ama ben onun tüm tatlarını alarak içiyorum. Daha önce karnım doysun diye yemek yiyordum şimdi ise zevk almak için yiyorum. Adaya gitmeden önce kesinlikle böcek, yengeç falan yemem diyordum. Böceği ilk ağzına atan bendim. Keza yengeci de öyle... Artık büyük konuşmayacağım.

ARTIK GÜL OLARAK ANILMAK İSTİYORUM

- Yarışmayla gelen şöhret sizi korkutuyor mu?
Çabuk gelen şeyler çabuk gidermiş. Aman bu şöhreti kullanayım modunda da değilim. Tabii ki gördüğünüz gibi sempatik bir şekilde bana yaklaşmaları çok hoşuma gidiyor. Demek ki her evin bir kızı olmuşum.

- Adriana Lima’ya olan benzerliğiniz sizi rahatsız ediyor mu?
Tabii ki de. Sonuçta ben Gül’üm ve Gül olarak anılmak daha güzel. Ama benzettikleri için alıştım ve etkilenmiyorum. Sıradan gelmeye başladı.

- Yüzünüzde hiç estetik var mı?
Kimseye inandıramıyorum, kesinlikle yok. Bakın burnum kemikli onu aldırabilirdim. Ama yapmadım. Eni sonunda cerrahi bir doktoru getirtip, kontrol ettirerek tasdik ettireceğim. Yoksa insanları inandıramayacağım.

SEZEN AKSU’YLA RÖPORTAJ YAPMAK İSTERİM

- Ekranlarda sizi artık sunucu olarak göreceğiz. Heyecan var mı?
Çok heyecanlıyım. İş için bütün enerjimi işe vermek istiyorum. Birçok oyunculuk teklifi geldi ama onu şimdilik askıya aldım. İleriki dönemlerde oyunculuk olabilir. Şimdilik sunuculukta kendimi göstermek istiyorum. Tayfun Topal ve ekibiyle Star Life’ta çalışacağım için mutluyum.

- Magazinle aranız nasıldır? Magazini seviyor musunuz?
Her zaman ilgimi çeker. Sunucusu olmak beni heyecanlandırıyor. Programda kesinlikle kendime torpil yapmam. Her şeye objektifim, bu kendi haberim olmak üzere. Çekimleri Bodrum’da gerçekleşecek. Aynı zamanda ünlülerle röportajlar da yapacağım. Mesela Sezen Aksu’yu çok merak ediyorum. Beyaz onu programına çıkarmak için neler yapmıştı. Ben de onunla röportaj yapmak için girmeyeceğim kılık kalmaz.

- Özel hayatına girecek olursak neler söylemek istersiniz?
O konular kapandı girmemize gerek yok. İnanın olsaydı konuşurduk.

- İlişkilerinizde nasıl bir profil çiziyorsunuz?
Duygusalım, gerçekçiyim, duygularımı dolu dolu yaşarım, inceyimdir, kalp kırmayı sevmem, sinirlenmem için gerçekten çok kızdırılmam lazım. Kısacası çok naif bir insanımdır. Benimle anlaşmak kolaydır. İnsan olmayı seviyorum. İnsana insan olarak davranmayı seviyorum.

- Nasıl bir erkek sizin kalbinizi çalabilir?
Dış görünüş benim için önemli değil. Belki çok klasik olacak ama iç güzelliğe önem veriyorum. İçi boşsa benim için anlam ifade etmez.

- Hiç aldatıldınız mı?
Hayır, hiç aldatılmadım. Belki de ruhum duymadı, bilmiyorum.
aksam

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Survivor Haftalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Son yorumlar

Kundak | Dantel | Kadin | Mhrs | Bilim